içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

DEPREMİN GETİRDİKLERİ

Mimar Arslan TOLGA

Depremde yıkılan binaların yıkılma sebebini düşündük mü? Bu yazı biraz uzun oldu ancak sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim. İlginç ve düşündürücü bulacaksınız, saygılarımla…

Her deprem sonrası ‘Eyvah’ derim. Yine yönetmelikler değişecek. Kâğıt üzerinde imzalı tedbirler alınacak. Sonuç aynı 48 yıldır mesleğin içindeyim. Aydınger kâğıt ve 16 kuruşluk damga pulu yapıştırılmış planlarla belediyeden alınmış ruhsatlardan bilgisayarda Oteket veya başka programlarla çizilmiş projelerin birçok dosyayla projeyle ruhsat alınmasına geldik.

Bu depremden sonrada ne kadar çok evrak ekleneceğini bilemiyorum. Binalar hala yıkılıyor. Projeyi yapan, tatbik eden İnsan faktörü iyi olmadıktan sonra ne yaparsanız yapın sonuç değişmez. Her deprem sonrası kelli felli uzmanlar TV’lere çıkar konuşur da konuşur. Güzel şeylerde konuşurlar, toplantılar yaparlar. Konuşmalardan tatbikat olarak yarar sağlanır mı ben duymadım. Sağlam bina yapabilmek için önce iyi, kaliteli, vicdanlı, iyi eğitimli oto kontrolü hakiki Allah korkusu olan, şehircilik plancıları, mimar, inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi.......mühendisleri yetiştirmek.

Bir diplomacı, bir imzacı değil mesleğini etik bir şekilde yapan elemanlar yetiştirmek lazım. Bunları yapmaz isek yatıp ağlayalım,  kalkıp ağlayalım. KRAL ÇIPLAK. Deprem Fay Hattı üzerine inşaat alanları zeminleri sağlam olmayan yerlere yapı yaptıran, imar planları yapılırsa, projesinden yapı bitene kadar gerekli kurallara uyulmaz ise. Yapı bittikten sonra kullanılırken, kolonları, kirişleri kesilirse, yapı yapılırken diğer tesisatları yapmak için kolonlar, kirişler, kırılıp taşıyıcılığı yok ediliyorsa, imalat aşamasında buna dikkat edilmiyorsa ne kadar sağlam yapılırsa yapılsın bina ne yapsın, bunlar görevlilerin, ihmal, bilgisizlik, umursamazlık ve tavizinden kaynaklanıyor. Kullanılan demir, çimento, kum çakıl diğer kullanılan malzeme kalitesi de önemli. İnşaatta piyasanın yorgun demirini kullanılırsa, ne kadar çok olursa olsun, gerekli sağlamlığı sağlayamazsınız. Sebeplerden sadece bir kısmını yazdım. Daha çok var. Bina ne yapsın. Lütfen rica ediyorum. Kendi reklamını yapıyor diye anlaşılmasın, başka meslektaşlarımda karşılaşmışlardır. Başımdan geçen bir kaç anımı anlatacağım. Önemli olduğu için, unumu eledim eleğimi astım. Fayda sağlar düşüncesiyle, düşündürür diye.  Mimar oğlum Burak çok güzel bir proje çizdi. Aksaray’da o zamana kadar düşünülmeyen yatak odasının içinde giyim odasından, dubleks katın çok iyi planlanmasına kadar. Proje çiziminde de o kadar detay çizmiş ki, Belediyede ruhsat için kontrol yapan mimar arkadaş planlamanın, fonksiyonların çözümün, plan çiziminin çok muazzam, çok güzel olduğunu, Burak’ın projelerinin çok güzel olduğunu, tebrik ettiğini söyledi. Hiçbir mimar başka bir mimar için böyle güzel sözleri kolay kolay söylemez. Böyle bir proje yapılmaya başlandı. Statikci arkadaşımız ilgileniyor. Bir haber geldi. Bodrum katı bitmiş, üst katın kalıpları başlamış Binanın betonlarında sıkıntı olduğu söylendi. Statikci arkadaşı aradım. Hemen İnşaata gidelim dedim. İnşaata gittik. Betonlara baktık, çivi neredeyse elile kolayca giriyor. Konu Statikci arkadaşın, beton sıkıntılı, yıkılıp yeniden yapılması lazım dedim da aynı şeyi söyledi. İnşaat sahibi ve müteahhit güçlendirme yapsak dedi. Konu biz mimarın değil ancak, bunun üzerine 4 katın yapılması ve bu kata benim bir insan olarak yapılmasına vicdanım razı olmaz dedim. Bu yıkılacak yeniden yapılacak,  hem de C 32 den aşağı olmamak üzere beton atılacak dedim. Beton firmasını çağırdım. Bu olay firma içinde iyi olmaz, bu işleri de firma yapacak dedim. İnşaat sahibinin babası da yıkmadan sağlamlaştırarak, halletsek diyor. Kabul etmedim. Yapıyı durdurturum. Kolay kolay da devam edemezsiniz. Herkes razı oldu. Bir zaman sonra beton firması açıkladı. Beton siparişi çok sıkışıktı. Bir yere demirsiz yerde kullanılacak grebeton için gönderiyorduk. Betonarme için zayıf bir beton. Sıkışıklıktan dolayı müteahhit bu betonu attırdığını söyledi. İnşaat sahipleri, müteahhidi darp ettikleri söylendi. Yıktırıldı temizlendi. Yeniden kurallardan daha sağlam bir şekilde yapıldı. İnşaat sahibinin babası çok teşekkür etti yere göğe sığdıramadı bizi. Bir oğlumun inşaatı daha var, onun planını da size çizdireceğim dedi. Ancak yeni İnşaatın projesini bize vermedi. Başka bir mimara vermiş İnşaatı da aynı müteahhide vermiş. Binaların suçu ne? Düzgün dürüst müteahhitleri ayrı tutuyorum, onlar istisna. Bir müteahhit yüzüme şunu dedi. Sana proje çizdirmem, konun olmadığı halde demirlerini varıncaya kadar,  kontrol edersin,  biz dediğin demiri koyarız, sen gidince çekeriz. Ama sen beton atılmadan önce hemen gelirsin o eksikliği görürsün, bize o demirleri yine koydurtursun, seninle mi uğraşacağız. Allah ne verirse helalinden versin, El Rızkı Allah derdim. Ama bunun yanında kıymet bilenlerde çıkardı. Ekecik yöresinden Avrupa da işçi rahmet dileyerek ismini de vereyim. Şammas Çayır’a bir proje yaptım. Kendi çok fakirmiş, Çobanlık yaparken Avrupa’ya gitmiş, durumunu düzeltmiş biraz variyetli olmuş. Projesini o zamanın parasıyla 60.000 TL ya anlaştık. Yaptık çattık, ruhsatını aldık. Parayı ödüyor sayıyor, miktar 60.000 TL’yi geçti. Daha sayıyor.100.000 TL ye kadar saydı verdi. Dedim ki yahu ben seninle 60.000’e antlaştım. Sen 100.000 TL verdin, ya unuttun yâda dalgınsın, hayır, doğru verdim. Senin yaptığın iş 100.000 TL helali hoş olsun dedi. Her izne geldiğinde birçok değerli hediyelerde getirdi. Mekânı cennet olsun. Bu yazıda birçok düşünülecek gerçekler ve dersler olduğunu sanıyorum. İşte depremlerde binaların yıkılma sebeplerinden biri taşıyıcı kolon, taşımaz kolon haline getirilmiş.                                                            

Bu yazı 869 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum