Aksaray Posta Gazetesi, Bilal Bölükbaş

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AKSARAY’DA CEVHER ÇIKTI

 

Yoğun kar yağışı ve olumsuz hava koşulları kenevir haberinin mutluluğunu gölgeleyemedi. Herhalde uzun zamandır Aksaray böyle güzel bir haber almamıştı. Aksaray genel itibariyle bir tarım şehri. Ancak ülke genelinde yakın dönemin en önemli konularından biriydi tarımdaki sorunlar. Üretilmeye çalışılan çözümler çeşitli fırsatçıların elinde bazen kayboluyor, belirli noktalarda bölgesel imkansızlıklar ve dengeler gereği yapılanlar etkili olamıyor. Fakat Cumhurbaşkanımız kenevirle ilgili birkaç gün önce çok önemli ve tarihi bir açıklama yaptı. İnşallah yakın dönemde kenevir ekimine verilecek izin ile güzel şehrimiz Aksaray’da tarımda büyük bir rahatlama olacak. Resmi olarak şimdilik bir kayıt söz konusu olmasa da sosyal medya üzerinden canlı yayında Aksaray Ticaret Borsası Başkanı Hamit Özkök, Sayın Bakan’dan sözü aldı. Bu yatırımın yansıması şehrimiz için her alanda ekonomik kalkınma hamlesi olarak değerlendirilmelidir. Kenevirin sanayide ve üretimdeki yerini internetten araştırmanızı özellikle öneririm. Neden kenevir bu kadar önemli ve neden dünya çapında hep engellenmiş? Düşünün ki çay Karadeniz’e girdiğinden bu yana en önemli ekonomik kalkınma araçlarından biri. Aynısı baştan boya tarım arazisi ile dolu olan Aksaray için çok daha farklı bir önem arz edecektir.

Sadece kenevir üretimi haberine bu kadar sevinen ve potansiyeline bakıldığında cevher olan şehrimiz, bu cevherin işlenmesini uzun zamandır bekliyor. Dünyaca ünlü olmasına rağmen hakettiği ilgiyi göremeyen Ihlara Vadisi, Hristiyanlık’ta Ortodoks Mezhebi’nin ortaya çıkmasında çok önemli bir yere sahip Güzelyurt İlçemiz, Selime Katedrali, her türlü doğa ve kayak turizmi için elverişli Hasandağı’mız, atıl vaziyette bırakılmış eşya gibi hala bir turizm israfı, bir yatırım boşvermişliği şeklinde kenarda duruyor. Bir dönem yağmur yağsın diye insanımızın Ihlara Vadisi’ndeki kiliselerde ilk Hristiyanlık dönemi lahitlerini ve mumyaları dereye attıklarını önceki dönemlerin İl Turizm Müdürü Hamza Zengin Trt’deki röportajda anlatmıştı. Sorunları çözmek her ne kadar orta vadede, Ankara’dan bakanlıklar seviyesinde çalışma gerektirse de başka birçok noktada kolayca çözüm bekleyen sorunlar belki fark edilemiyor bile.

Turizm sadece deniz, gezi ve eğlence üzerine değildir malumunuz. Eğitim turizmi, dini turizm, kültür turizmi gibi liste uzar. Kongre ve kültür merkezinde belirli dönemlerde sıklıkla yapılacak bilimsel konferanslara şehir dışından gelecek bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı şehrimizi daha cazip hale getirecek, reklamın daha kalıcı şeklini sunacaktır. Yedi bin Allah dostunun mezarının yer aldığı rivayet edilen Ervah Kabristanlığı dini turizm için muhteşem bir mekandır. Saratlı Kasabası’nda yer alan yeraltı şehri yine pek bilinmeyen eşsiz turistik yerlerden biridir. Ihlara Vadisi’nin dünyaca bilinen ününe yakışır bir otel imkanının olması, çevre illerden saatlik gelen yerli ve yabancı turistin daha uzun süre kalarak Aksaray’daki cevheri daha iyi görebilmesi ve bu cevherin yerinde işlenmesi için bir fırsattır. Kültür Bakanlığı’nın Ihlara vadisi için giriş ücreti olan kişi başı yirmi lira burada ayrı bir tartışma konusu. Çünkü ailecek gezmeye gelen ziyaretçiler için ciddi bir külfet oluşturuyor ve bu para doğrudan merkezi bütçeye devrolunuyor. Duyurmaya alıştığımız ama sesimizin fazla ulaşmadığı Aksaray Malaklısı reklamı için yapılabilecek profesyonel üretim çiftliği ülke genelinde hem hayvancılığa katkısıyla hem bir köpek çeşidi olarak reklam ile Aksaray’a başka fırsatlar sunacaktır.

Anadolu’nun tam orta noktasında yer alan şehrimiz aslında binlerce yıllık İpek Yolu’nun üstündedir. Bu durum, şehrimizin dünyanın en uygun lojistik güzergahlarından biri olduğunun kanıtıdır. Geçmişteki yapılanmalardan esinlenilerek Sultanhanı örneğinden çağdaş bir yaklaşımla, Aksaray’a herhangi bir konuda veya birçok alanda kurulacak lojistik üssü ticari turizmin ve diğer yatırım unsurlarının katkılarını getirecektir. Sultanhanı demişken artık birçok film çekiminin de Aksaray’ımızın tarihi mekanlarında yapıldığı ve bu mekanların rağbet gördüğü göz ardı edilemez.

Ticaret ve yatırım parayla değil, akılla yapılır. Şehrimizde ve şehrimizin dışında toprağımıza hizmet etmek isteyen yüzlerce entelektüel ve girişimci hemşehrimiz fikir üretiyor, yatırım için niyetleniyor ancak bir araya gelip oluşturulacak sinerjiden mahrumuz. Liderliğin devreye sokulması bu noktada önemini ortaya çıkarıyor. Peki kim olacak bu lider? Herkes maalesef bugüne kadar güzel şehrimizde “O lider benim” demeyip, hep etrafına baktı. Herkes kendince çözümleri olsa da içine attı ya da kendi çevresine söylendi ve söylediği ile kaldı. Şehrimizde aklıselim kararlar için, stratejik planlama ve uygulamaya yönelik ekip için fikri olan, şikayeti olan, niyeti olan herkese bugün daha çok ihtiyaç var. Çünkü Aksaray tahminimce bir dönüm noktasında. Yerel seçim döneminde isim üzerinden gidildiğinde bu fırsatları genişleterek sunmayı vadeden bir başkan adayımız var. Belediye seçimi olsa da sunacağı fırsatlar ile Ankara bürokrasisinde söz sahibi, sosyal sermayesi güçlü bir başkan adayımız var. Sadece sosyal sermaye ve güç değil, fikir üretimine açık, paydaşlardan sürekli geribildirim almaya hazır bir insan var.

 

“Toplumun sesine kulak vermek” ifadesi çok dile getirilir, ancak bunun en önemli yolu, sürekli ve etkin biçimde geribildirim almaktır. Vatandaşı doğrudan, telefondan, internetten, sosyal medya ile yazı ile veya her ne şekilde olursa olsun dinlemektir. Vatandaşın of’unu, ah’ını, keşke’sini anlayabilmektir. Görebilmek bilmeyi gerektirir. Bilmek uzmanlaşmayı, emek vermeyi gerektirir. Bir şehir için strateji kurup işletmek de uzman kadronun bu strateji temelinde hareket edebilmesiyle olur.

Artık küçük ve kendi halinde Aksaray yok. Dünyanın ve ülkemizin her yerinden göçmen, öğrenci, memur her ne sebeple olursa olsun gelen ve artık kendisine Aksaray’ımızı konak edinen insanlar var. Şehir merkezi nüfusu yaklaşık 250 bin ve her geçen gün artıyor. Bu sebeple her türlü potansiyeli görmeli, fırsatları geri çevirmemeliyiz. Bugün en önemli fırsatın adı Evren Dinçer. Daha başkan olmadan birçok kişinin sorunlarını ilgili konuda hiçbir yetkisi olmadığı halde yıllardır sosyal sermayesi ile, insan ilişkileri ile çözebilen bir insana yetki ve otorite gücünün verilmesiyle şehrimizin potansiyel gücüne sahip çıkacak bir başkan adayımız var. Ankara’da tüm bakanlar ile birebir irtibat kurabilecek, işi çözecek tüm bürokratlara resmi değil, arkadaşlık ilişkisiyle daha kolay ve etkin yollarla ulaşabilecek bir isim var. Aksaray’ın kaybedecek zamanı yok. Belki böyle açık ve net bir fırsatı da yok. Zamanı didişerek değil, dedikoduyla değil, çekememezlik ile değil, şehrimizin sorunlarını paylaşarak, paylaşılanı dinleyerek, dinlenmiş olana çözüm yolları üreterek daha güzel bir şehir ortaya çıkarırız. Evren Dinçer Aksaray’a hizmet için, bizi dinlemek için, bizim sorunlarımızı bizimle çözmek için hazır. Aksaray’ımız için her şey çok daha güzel olacak.

Bu yazı 3779 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum