içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

TIPA TIPI TIP

 

1930’lu yıllardan önce hendese kitaplarında şu bilgiler yer alırdı:

Müsellesler zâviyelerine göre üçe ayrılır: Tüm zaviyeleri 90 dereceden küçük olan müselleslere zaviye-i haddeli müselles; bir zaviyesi 90 derece olan müselleslere müselles-i kaimüzzaviye; bir zaviyesi 90 dereceden büyük olan müselleslere de müselles-i münfericüzzaviye denir. (Üçgenler açılarına göre üçe ayrılır: Bütün açıları 90 dereceden küçük olan üçgenlere dar açılı üçgen; bir açısı 90 derece olan üçgenlere dik açılı üçgen; bir açısı 90 dereceden büyük olan üçgenlere de geniş açılı üçgen denir.)

O zamanki adı hendese olan geometri dersleri Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Arapça ve Farsça terimlerle anlatılıyordu.

Bu terimleri anlamak başlı başına zor olduğu gibi bu terimlerle geometri gibi zor bir bilimin kolaylıkla anlaşılıp uygulanabilmesi de olanaksızdı.

***

Günümüzde hâlâ kullandığımız üçgen, dörtgen, çember, açı gibi terimler Atatürk’ün 1937 yılında yazdığı Geometri kitabı ile dilimize girdi.

Böylece 1930’lu yıllar ve öncesinde matematik, geometri gibi bilimlerde işin esasının anlaşılmasını zorlaştıran sözcükler Türkçeleştirilerek dilimize kazandırıldı.

***

1932 yılında kurulan Türk Dil Kurumu ile birlikte Türkçe bilim dili olarak da yerini almaya başladı.

Ancak 86 yılda tıp dilinin Türkçeleşmesi konusunda neredeyse hiç ilerleme olmadı.

***

Günümüz tıp kitaplarında anlaşılmayı zorlaştıran şu ve benzeri bilgiler hâlâ oldukça yaygın bir şekilde yer alıyor:

Os sakrum pelvisin posteriorunda, lomber vertebra ile koksiksin arasında yer alan trianguler bir kemiktir. (Sağrı kemiği leğen kemiğinin arkasında, bel ile kuyruk sokumunun arasında yer alan üçgen şeklinde bir kemiktir.)

***

Tıp derslerinin İngilizce, Almanca, Fransızca, Latince gibi birçok dilin karması olarak anlatıldığı ülkemizde; tıp eğitimi Türkçe sözcüklerle daha anlaşılır olmaktadır.

Hastalara hitap etmesi gereken nöroloji, nöroşirurji, gastroenteroloji, nefroloji, endokrinoloji, hematoloji gibi birçok tıbbi branşın adının bile yabancı dilde kullanıldığı ülkemizde hem halkımız için daha anlaşılır olması hem de daha kaliteli eğitim verilmesi için Türkçelerinin kullanılması gerekmektedir.

***

İlk Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü 1932 yılının 26 Eylül’üdür.

Bu nedenle her yıl 26 Eylül günü Dil Bayramı olarak kutlanır.

Dil Bayramımız şimdiden kutlu olsun.

***

Tıp dilinin güzel Türkçemizle hem halkın hem sağlık mesleği mensuplarının kullandığı ortak ve anlaşılır bir dil olması dileğiyle iyi haftalar dilerim.

Bu yazı 9114 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum