içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

NE GÜZEL ANLATMIŞ!

NE GÜZEL ANLATMIŞ!

Aksaray’da Rıfkı Karabatak ismi denildiği zaman aklımıza, hekimliği ile birlikte Türk Milliyetçisi, MHP’li, Siyasetle şehre hizmet etmeye çalışan, vatan- Millet sevdalısı isim aklımıza gelir.

İyiliği, Yardımseverliği, aman amanlığı, vicdanı, duygusallığı, insanlığı, adamlığı, hastaneleri ile istihdam sağlaması ile tam donanımlı adam gibi adam karakteri aklımıza gelir.

Rıfkı Karabatak başkanla halı sahalarda futbol oynamışlığımızda vardır.

Ancak Kıymetli Karabatak’ın Hentbolda Milli formayı giymiş, iyi bir hentbolcu olduğunu da öğrendik. Karabatak’ın Hentbol camiasından arkadaşı Zeynur Pehlivan’ın kendisi için yazdığı yazıyı müsaadenizle sizlerle paylaşıyorum.

Ne güzel anlatmış Zeynur Pehlivan hanımefendi.

Bilal BÖLÜKBAŞ

 ****

Zeynur Pehlivan

Günaydın arkadaşlar!

Bugün sizlere güzel bir insanı tanıtmak istiyorum. Benim de yıllar sonra tanıdığım, keşke daha önce tanısaydım dediğim isimlerden birisidir Rıfkı Karabatak. Çünkü ben bu ismi ve yaşadıklarını, hentbol yıllarını eşim Zeki'den hep duyardım.

Zeki bana üniversite yıllarından ve o dönem ki hentboldan yani 80'li yıllardan bahsederken, "Fakülteler arası maçlarımız muhteşem olurdu. Ankara Üniversitesinin Cebeci Spor Salonu tıklım tıklım dolardı. Sadece öğrenciler değil, dekanlar, profesörler her maçımızı takip ederdi. Rıfkı da Tıp Fakültesinde oynardı, Gökhan'la birlikte... Rıfkı çok uzun değildi ama çok akıllı ve çok yönlü bir oyuncuydu. Daha sonra biz aynı üniversite adı altında çok güzel maçlar oynadık. Hele bir, tamamı milli takımdan oluşan Gazi Üniversitesine, Yaşar Sevim'in takımına karşı İzmir'de oynadığımız bir maç var ki, onu bende hatırlıyorum arkadaşlar, müthiş bir maçtı. Bir Ankara, bir Gazi atıyordu. İlk devre berabere bitmişti. Zaten maçta bir farkla bitmişti. O yıl biz Üniversitelerde Türkiye üçüncüsü olmuştuk." diye hep anlatırdı.

İşte o hikayelerde duyduğum Rıfkı ile ben 4-5 sene önce yine bir milli takım maçında, Aksaray'da tanışma fırsatım oldu. Ama yazımın başında dediğim gibi keşke daha önce tanısaydım, dediğim insanlardan biri oldu sevgili Rıfkı Karabatak.

Niye", dediğinize duyar gibiyim. Niye mi? Anlatayım o zaman...

Psikologlar derler ya, "Çocukluğumuzdan başlayalım." diye... Gelin biz de Rıfkı Karabatak'ın çocukluğundan gençliğinden başlayalım.

Dikkatinizi çekerim, 80'li yıllardan bahsediyoruz. Hiç bilinmeyen bir branş için mücadele eden insanlardan bahsediyoruz. Düşünün bir kere... Tıpkı Fakültesinde okuyorsun, diğer taraftan kıran kırana fakülte maçları üniversite maçları ve kulüp maçlarına devam ediyorsun. Bunlar gerçekten ayrıcalıklı insanlar ya!

Şimdi tabii Rıfkı Karabatak beyi anlatırken bir gerçeği daha hatırlatmış oldum. Çünkü maalesef 80'li yıllarda Ankara Üniversitesi bünyesinde oynanan, Hukuk, Siyasal, Tıp ve Eğitim Fakülteler arası maçlar yok artık! Gerçekten üzücü...

Tabii şimdi de Tıp Fakültesinde okuyan az da olsa vardır böyle örnekler...

Yeter ki istensin! Yeter ki sevilsin! denip hem okulu, hem sporu birlikte yürüten var ama baksanıza yukarıdaki fakülte isimlerine..

Hukuk, Tıp , Siyasal ve Eğitim Fakülteleri... Buralarda, bu özel kurumlarda yetişen, farklı düşünen, olaylara farklı yaklaşan, farklı fikirleri olan insanların hentbolda çok olduğunu düşünsenize...

Hentbol ne kadar farklı, ne kadar ayrı, ne kadar nitelikli olurdu değil mi? İşte o, şimdilerde hep BESYO'lardan yetişenlerin aksine, farklı insan tipine, farklı insan görüşüne sahip olanlardan birisi de Rıfkı Karabatak beyefendidir.

Farklı diyorum çünkü Rıfkı Karabatak hem doktor, hem hastane sahibi, hem siyasetçi ve hem de hentbolu seviyor. Bunu her iki Aksaray ziyaretimde gördüğüm için söylüyorum. Yolda yürürken sporcuları tanıyor onlarla konuşuyor, Aksaray'da ki hentbol takımlarının maçlarına gidiyor onları destekliyor, maddi olarak derde düşen kulüpler bu insana başvuruyor, tabii o da hiç geri çevirmiyor. Daha önceki milli maçta benim oğlumun sağlık sorunu olduğunda bile kendisi yardımcı olmuştu. Yani Aksaray'ın her şeyi diyebilirim Rıfkı Karabatak için...

Bakın bir doktordan bahsediyorum. Doktor, doktor! Hentbolcu olup ta hentbola zaman ayıramayanların aksine, kampı, her milli maçı,  her kulüp maçını, her antrenörü ve tabii biz hentbolcuları ziyaret etmeye özen gösteren, memlekete gelen her hentbolcuya zaman ayıran, sadece maçta değil, maç dışında da misafirlerini mükellef bir şekilde ağırlayan muhteşem bir insan, bir doktor, bir siyasetçi Rıfkı Karabatak.

Sevgi böyle bir şey işte! İnsanlık böyle birşey! Hani hentbol insana ne kazandırdı, deniliyor ya! İşte bizlere böyle insanları kazandırdı.

Sağolasın Rıfkı Karabatak. İnsanın ve insanlığın değerini bilen bir insansın ve hentbola hala sahip çıkıyor olman da başka bir güzel.

Sen hep var ol! Teşekkürlerimle...

Bu yazı 575 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum